Kıbrıs/Girne Gezi Notları

Ekim 3, 2016
Antik Liman ve Barlar - Girne

Ağustos 2016’da yaptığım KKTC gezisiyle yeni siteme merhaba demek istiyorum. Defalarca açıp kapadığım veya çeşitli nedenlerde şifreleri/verileri kaybettiğim bu domaine ait son kişisel sitemde bu sefer uzun vadeli oluruz herhalde.

Budapeşte / Macaristan gezisini acil işlerim nedeniyle ertelemek zorunda kalınca ilk göz ağrım Kıbrıs’a çevirdim yönümü. Gerçi Kıbrıs daha çok Türkiye’nin 82. vilayeti gibi düşünülebilir ama Türkiye sınırları dışında daha önce ilk kez Kıbrıs’a gitmiştim. Çok pahalı olmaz ve acilen bir yerlere kaçmam lazım diye düşünüp 2 gün sonrasına aldım biletimi. Uçak biletlerini biliyorsunuz en uygun Skyscanner‘dan sorgulatmak gerekiyor. 1 ay sonrasına gidiş-dönüş 125 TL olmasına rağmen 2 gün sonrası için 300 lira gibi bir fiyata aldım biletimi. Giderken Pegasus, gelirken THY ile döndüm. İkisi arasında kalite bakımından bir fark göremedim açıkçası veya ben çok dikkat etmedim. Yalnız THY’nin birazcık daha profesyonel olduğunu söylemeliyim.

Gitmeden önce kafamı en çok kurcalayan şey OHAL döneminde ek prosedür olup olmadığıydı. Özellikle devlet memurları için yurtdışına çıkış belgesi istemeleri ve vatandaşlardan da gerek duyulursa bu belgenin isteneceğini okuduk sağda solda. Ben biraz fazla stres yapmışım. Daha önce nasılsa yine aynı şekilde yani kimliğinizi verip rahatlıkla girebiliyoruz KKTC’ye. Bilmeyen yoktur ama size bir belge veriliyor, bu belgeyi Türkiye’ye geri dönene kadar kaybetmemeniz isteniyor. Başka hiçbir şey yok. Bu arada eğer ileride Yunanistan veya Yunan Adalarına gitmeyi düşünüyorsanız KKTC’ye pasaportla girmeyin; Yunanistan pasaportunda KKTC damgası olanlara vize vermiyor maalesef (kapı vizesi dahil).

Ercan Havalimanı - Lefkoşa / KKTC
Ercan Havalimanı

Ercan havalimanına inince giriş işlemlerini yapıp havalimanında çıkıyorsunuz ve hemen karşıda gideceğiniz şehir için Kıbhas otobüslerine biniyorsunuz (13 TL). Ağustos sonu olmasına rağmen Girne bomboş. KKTC’ye sadece ama sadece Türkiye üzerinden uçak geldiği için ve posta bile Mersin üzerinden ulaştığı için turizm krizinden dolayı Girne nerdeyse bomboş. (hatta bir çok kişi KKTC’nin Mersin’in bir kazası olduğunu söyler bundan dolayı).  Bu sezon Türkiye’deki turizm krizi burayı da vurmuş. Otel işletmecisinden bakkala kadar konuştuğum herkes aynı şeyi söylüyor.

Bu noktadan sonra nerede yenir-içilir, nerede kalınır, nereyi gezmek gerekir, nerede denize girilir vb. madde madde yazıyorum.

Kalacağım otele ben günlük 75 lira verdim. 4 günlük için 280 lira ödedim. Eğer Girne merkezden çok uzakta olmak istemiyorasanız Girne Belediyesinin aşağı taraflarında günlük 75-125 lira arası 7-8 tane otel/butik otel bulabilirsiniz. Fiyat/kalite bakımından çok beğendiğim Nostalgia butik otele bakmanızı öneririm. (Tüm otellerin telefon bilgileri burada)

Yeme içme konusunda benim gördüğüm kadarıyla çok fırsat yok Girne’de. Her giden illaki Simit Sarayı veya civarındaki 1-2 restaranta uğruyor. Bütçem sınırlı olduğu için olsa gerek yemekler bana çok pahalı geldi. Ne yalan söyliyim Türkiye’de karışık tosta 15 lira verdiğimi hatırlamıyorum hiç. Girne’de neredeyse her restaurantta ısmarladığınız yemeğin yanında patates kızartması, ufak salata veya acı biber getiriyorlar. Bir kaç tane kebapçı gözüme takıldı, hatta bir tanesi gece gece acıkıp dışarı çıktığımda gözüme takıldı fakat etin tadını hiç beğenmedim. Sizi Girne’ye getiren otobüslerin durduğu yerine arkasında bir dönerci var. Dönerin tadı pek tercih edilecek gibi değil. Bunların dışında pek seçenek yok.

İçkiler sudan ucuz. İçkiyle çok aram olmadığı için fiyatlar aklımda değil ama Bomonti bira 3,25 TL (burada 6,5 tl) ve 100lük rakı 40 TL‘den satılıyor. Bana sorarsanız içki dahil her alışverişinizi merkezdeki OYAK marketten yapın.  Sigara fiyatları aynıydı diye hatırlıyorum. Tekel bayilerinde ayrıca yurtdışından gelen tütün mamüllerini (Gizeh marka filtre, OCB kağıt ve Drum tütün gibi) çok daha ucuza bulabilirsiniz.

Denize girmek için otobüsten indiğiniz yerde Lapta dolmuşlarına binmeniz gerekiyor. Kervansaray halk plajına gitmenizi öneriyorum. Daha önceki Kıbrıs gezimde daha gerideki Deniz Kızı oteline ait plaja gitmiştim, giriş 10 veya 20 TL civarıydı. Ancak hem plajdan hem havuzdan yararlanabiliyorsunuz. Kervansaray’da giriş 5 TL. Fakat öğlen 3’den sonra kimse gelip ücret sormuyor. Deniz, resmen hamam suyu gibi sıcak.  Şöyle de güzel manzarası var ayrıca :

Kervansaray Plajı - Girne

Eğer olur da tatiliniz maç günlerine rastlarsa yine Girne Belediyesinin karşısında Window kafede izleyebilirsiniz. Böylesi kafelerde 50lik bira 8 lira. Hamburger her yerde olduğu gibi 20-25 TL civarı. Tabii yanında patates ile geliyor ki fazla dokunmasın fiyatı.

Tarihi eserler bakımından o kadar zenginlik göremedim Girne’de. Kıbrıs’ın en sağlam kalmış kalesi Girne’de. Oldukça büyük bir kale. Bildiğim kadarıyla içinde özel olarak tarihi bir batık gemi sergileniyor. Onun dışında en çok beğendiğim yer antik liman ve civarı. Buradaki kafelerde mutlaka oturup bir şeyler yiyip içmelisiniz. Tadına doyum olmaz, emin olun. Antik limana yakın Archangelos Kilisesini de göz atabilirsiniz. İçinde ayrıca ikon müzesi de bulunuyor.

Chrysopolitissa Kilisesi - Girne
Merkezde sokak arasında küçük bir kilise
Antik Liman Girişi - Girne
Antik liman girişi
Antik Liman ve Barlar - Girne
Antik liman ve barlar
Antik Liman - Girne
Antik liman
Girne Kalesi
Girne Kalesi
Round Tower
Luzinyan dönemi Round Tower

Yine açık konuşmak gerekirse gece hayatıyla çok ilgilenmedim Girne’de. Büyük otellerin kumarhaneleri dışında (casino) ve gece açık 1-2 resturant dışında da bir yer göremedim pek. Antik sahil civarındaki bar/restaurantlarda da geç saatlerde pek bir aktiveteye rastlamadım. Belki bu sezon için böyleydi.

Daha önce burayı ziyaret etmiş bir kaç kişiden duyduğum “Kıbrıslı Türklerin Türkiyeli Türkleri pek sevmediği” konusu abartmadan başka bir şey değil. Zaten gördüğüm kadarıyla tüm işletmelerin 4’te biri bizim buradan gitmişlerin, 4’te biri ise yabancıların idaresinde. Geri kalanında ise hiçbir şekilde antipatik tavırlar görmedim açıkçası.

Kıbrıs derken Ecevit’ten bahsetmezsek olmaz. Tam merkezdeki ana caddeye Bülent Ecevit adı verilmiş. Dolmuş ile plaja doğru çıkarken Karaoğlanoğlu diye bir semt var. Lefkoşa’da yine Bülent Ecevit ismiyle Anadolu Lisesi bulunuyor. Diğer semt isimleri zaten (Alsancak, Edremit…) bizim buralardan alınma.

Aklınızda bulunsun, dönüşte Kıbhas otobüslerinin Lefkoşa’ya seferleri 1-1,5 saatte bir yapılıyor. Eğer birini kaçırırsanız ancak taksiyle gidebiliyorsunuz havalimanına (90 tl civarı). Eğer bunu tercih etmezseniz Gazimağusa dolmuşlarına binip (aynı yerden) yaklaşık 1 saatlik yolculuk ile havalimanı köprüsünde iniyorsunuz. Oradan taksi veya otostop ile havalimanı 10 dakika kadar sürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir